Çorum'un Alaca ilçesi sınırlarında yer alan Alacahöyük, Türkiye'nin ötesinde, dünya arkeoloji tarihinin en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Genellikle bir Hitit kenti olarak bilinse de, Alacahöyük'ün asıl şöhreti, Hititlerden yaklaşık 500 yıl önce, Tunç Çağı'nda bu topraklarda hüküm süren Hatti beylerinin ve prenseslerinin bıraktığı eşsiz mirastan gelir.
KRAL MEZARLARINDAN ÇIKAN AKIL ALMAZ HAZİNELER
Alacahöyük'te 1935 yılında bizzat Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle başlayan kazılar, dünya bilim tarihini değiştirecek bulgular ortaya çıkardı. Höyükte keşfedilen ve M.Ö. 2500'lü yıllara tarihlenen 13 adet kral mezarı, Hatti medeniyetinin ne denli zengin ve sanatta ileri bir seviyede olduğunu kanıtladı.
Bu mezarların içinden; altından yapılmış taçlar, kadehler, bilezikler ve tokaların yanı sıra, tunçtan yapılmış ve hayvan figürleriyle süslenmiş onlarca ritüel objesi çıkarıldı. Bu eserler, o dönemde Mezopotamya ve Mısır dışında, Anadolu'nun merkezinde de güçlü, organize ve zengin bir krallığın varlığını net bir şekilde ortaya koydu. Bugün bu eserlerin büyük bir bölümü, Ankara'daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin en değerli koleksiyonunu oluşturmaktadır.
ANADOLU'NUN GİZEMLİ SEMBOLÜ: GÜNEŞ KURSLARI
Alacahöyük kazılarının dünyaya tanıttığı en ikonik buluntu ise şüphesiz "Güneş Kursları"dır. Genellikle tunçtan yapılan ve dairesel formların etrafına yerleştirilmiş geyik, boğa gibi hayvan figürlerinden oluşan bu objelerin, dini törenlerde kullanılan kutsal semboller veya sancaklar olduğu düşünülmektedir.
Evreni, dünyayı ve doğurganlığı sembolize ettiği tahmin edilen Güneş Kursları, Hatti medeniyetinin inanç dünyasına dair ipuçları sunar. Bugün Hitit Güneş Kursu olarak bilinse de kökeni Hatti medeniyetine dayanan bu sembol, Ankara Üniversitesi gibi birçok önemli kurumun da amblemi olarak kullanılmaktadır.
HİTİTLERİN KUTSAL ŞEHRİ VE SFENKSLİ KAPI
Hattiler'den sonra bölgeye hakim olan Hititler, Alacahöyük'ü terk etmemiş, burayı önemli bir dini merkez olarak kullanmaya devam etmiştir. Hitit döneminde inşa edilen ve şehrin anıtsal girişini oluşturan Sfenksli Kapı, bugün ören yerinin en dikkat çekici yapısıdır.
İki büyük sfenks heykeliyle korunan kapının duvarlarındaki kabartmalar, bir Hitit imparatorunun tanrıların karşısına çıkışını ve dini bir töreni tasvir eder. Bu yapı, Alacahöyük'ün binlerce yıl boyunca farklı medeniyetler için kutsal bir merkez olma özelliğini koruduğunu göstermektedir.