Annesinin hasta olduğunu söyleyerek işyerinden izin alan ancak aynı gün sevgilisiyle buluştuğu belirlenen işçinin iş sözleşmesinin tazminatsız feshedilmesi hukuka uygun bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, işçinin gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının işverenle arasındaki güven ilişkisini zedelediğine ve haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğuna hükmetti.
Yıllardır aynı işyerinde çalışan İ.B., 8 Kasım 2023 tarihinde annesinin hasta olduğunu belirterek izin aldı. Ancak işçinin izinli olduğu gün sevgilisi M.E. ile buluştuğunun tespit edilmesi üzerine işveren harekete geçti.
İşveren güven ilişkisinin zedelendiğini belirtti
İşveren tarafından yapılan değerlendirmede, İ.B.’nin izin talebinde gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu, daha sonra yöneticisiyle yaptığı görüşmede de aynı beyanı sürdürdüğü belirtildi. İşçinin davranışının çalışma disiplini ve işyeri kurallarına aykırı olduğu değerlendirildi.
İşveren ayrıca çalışanın olayla ilgili savunmasında da gerçeğe aykırı ifadeler kullandığını öne sürdü. Yaşananların ardından taraflar arasındaki güven ilişkisinin ortadan kalktığı gerekçesiyle İ.B.’nin iş sözleşmesi tazminatsız olarak feshedildi.
İşçi işe iade ve sendikal tazminat istedi
İ.B., işten çıkarılmasının ardından İş Mahkemesi’ne başvurdu. İş sözleşmesinin haksız ve kötü niyetli şekilde sona erdirildiğini savunan işçi, işe iadesine karar verilmesini ve sendikal tazminat ödenmesini talep etti.
Davalı şirket ise fesih işleminin işçinin davranışlarından kaynaklandığını belirterek davanın reddini istedi. Şirket, gerçeğe aykırı beyanda bulunarak izin alınmasının güven ilişkisini ciddi biçimde zedelediğini savundu.
İş Mahkemesi davayı reddetti
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, davacı işçinin işverene gerçeğe aykırı beyanda bulunarak izin aldığını ve izinli olduğu gün kız arkadaşıyla buluştuğunu kabul ettiğine dikkat çekti. Mahkeme, bu davranışın işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini zedelediği sonucuna vardı.
Mahkeme, işverenin güven ilişkisinin zarar gördüğü bir çalışanla iş ilişkisini sürdürmeye zorlanamayacağını değerlendirerek işçinin açtığı davayı reddetti. Böylece işe iade talebi ilk derece mahkemesinden sonuç alamadı.
Bölge Adliye Mahkemesi haklı fesih dedi
Kararın istinafa taşınması üzerine dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi inceledi. Daire, işçinin davranışlarının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ilgili hükümler kapsamında birlikte değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.
Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin eyleminin yalnızca geçerli fesih nedeni değil, işverene iş sözleşmesini derhal sona erdirme hakkı veren haklı neden oluşturduğunu belirledi. İlk derece mahkemesinin feshin yalnızca geçerli nedene dayandığı yönündeki değerlendirmesi bu nedenle hatalı bulundu.
Tazminatsız işten çıkarma hukuka uygun bulundu
Bölge Adliye Mahkemesi yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığına karar vererek ilk derece mahkemesinin kararını düzeltti. İşçinin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği hüküm altına alındı.
Kararla birlikte annesinin hasta olduğunu söyleyerek izin alan ve aynı gün sevgilisiyle buluştuğu tespit edilen çalışanın tazminatsız şekilde işten çıkarılması hukuka uygun bulundu. Kararda işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin korunmasının iş ilişkisinin devamı açısından taşıdığı önem öne çıktı.