☰
✕
Güncel

Anayasa Mahkemesi süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti!

Anayasa Mahkemesi, 30 Eylül 2026 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu'ndaki süresiz yoksulluk nafakası kuralını iptal ederek yasal süreçte yeni bir dönem başlattı.

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan süresiz yoksulluk nafakası düzenlemesiyle ilgili önemli bir karara imza attı. Mahkeme, Kanun’un 175. maddesinde bulunan “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanırken, iptal hükmünün 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.

Yoksulluk nafakası tamamen kaldırılmadı

Kararla birlikte yoksulluk nafakası uygulaması ortadan kaldırılmadı. İptal kararı yalnızca nafakanın süresiz olarak bağlanmasını öngören ifadeyi kapsıyor.

Anayasa Mahkemesi, nafakanın ne kadar süreyle ödeneceğinin her olayın kendi koşulları dikkate alınarak belirlenebilmesi gerektiğini değerlendirdi. Süresiz veya ömür boyu nafakaya hükmedilebilecek durumların da kanunda açık ölçütlerle düzenlenmesi gerektiği belirtildi.

Mevcut sistemde nafaka belirli durumlarda sona eriyor

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla yoksulluk nafakası talep edebiliyor. Nafakanın miktarı ise ödeme yapacak kişinin mali gücü dikkate alınarak belirleniyor.

Mevcut uygulamada nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin hayatını kaybetmesi halinde nafaka kendiliğinden sona eriyor. Nafaka alan kişinin yoksulluğunun ortadan kalkması veya evlenmeden başka biriyle evliymiş gibi yaşaması gibi durumlarda ise mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabiliyor.

Süresiz nafaka düzenlemesi 1988 yılında getirildi

Yoksulluk nafakasında süre sınırının kaldırılması 1988 yılında yapılan yasal değişiklikle gerçekleşti. Daha önce bir yıl ile sınırlı olan nafakanın süresiz talep edilebilmesinin önü bu tarihte açıldı.

2001 yılında yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda da aynı yaklaşım korundu. Böylece nafakanın şartlar sürdüğü müddetçe devam edebilmesini sağlayan sistem yürürlükte kaldı.

Başvuruyu Antalya 12. Aile Mahkemesi yaptı

Düzenleme, Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından bakılan bir boşanma davası sırasında Anayasa Mahkemesi’nin gündemine taşındı. Aile Mahkemesi, süresiz nafakanın kişinin yaşamı boyunca devam edebilecek bir mali yükümlülük doğurabileceğini belirterek düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürdü.

Başvuruda süresiz nafaka yükümlülüğünün kişinin yeniden evlenmesi, mülk edinmesi ve yeni ailesine yönelik ekonomik sorumlulukları üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği savunuldu.

AYM 2012 yılında farklı karar vermişti

Anayasa Mahkemesi aynı düzenlemeyi 2012 yılında da incelemiş ancak o tarihte yapılan iptal başvurusunu reddetmişti. Mahkeme, süresiz nafakanın her koşulda ömür boyu nafaka ödeneceği anlamına gelmediği değerlendirmesinde bulunmuştu.

2012 tarihli kararda yoksulluk nafakasının amacının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin asgari yaşam ihtiyaçlarının karşılanması olduğu belirtilmiş ve düzenleme sosyal hukuk devleti ilkesi kapsamında değerlendirilmişti.

AYM bu kez ağır külfet değerlendirmesi yaptı

Yeni kararda Anayasa Mahkemesi, süresiz nafaka düzenlemesini Anayasa’nın 2, 5 ve 17. maddeleri açısından değerlendirdi. Mahkeme, özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda tarafların hakları arasında makul bir denge kurulması gerektiğine dikkat çekti.

Kararda, belirli bir parasal desteğin öngörülmesinin makul olduğu ancak bu yükümlülüğün herhangi bir süre ölçütü bulunmadan süresiz şekilde devam ettirilmesinin nafaka borçlusu bakımından ağır bir külfet doğurabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Nafaka süresinde yeni ölçütler gündemde

Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının kural olarak belirli bir süreyle sınırlandırılabileceğini, ancak şartlara göre bu sürenin uzatılmasının veya bazı durumlarda ömür boyu nafakaya hükmedilmesinin mümkün olabileceğini belirtti.

Nafaka süresi belirlenirken evliliğin süresi, nafaka alacak kişinin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile kişinin kendi imkânlarıyla geçimini sağlayıp sağlayamayacağı gibi kriterlerin dikkate alınabileceği ifade edildi. Bu kriterlerin açık ve öngörülebilir şekilde kanunda düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

Karar 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek

Anayasa Mahkemesi, düzenlemenin hemen yürürlükten kaldırılmasının hukuki boşluk oluşturabileceğini değerlendirdi. Bu nedenle iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.

Buna göre mevcut düzenleme 30 Haziran 2027 tarihine kadar uygulanmaya devam edecek. Bu süre içerisinde TBMM’nin yoksulluk nafakasının süresi ve uygulanacak kriterlere ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.

Mevcut nafakaların durumu yeni düzenlemeye bağlı

Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları geriye yürümüyor. Kararda halen ödenmekte olan nafakaların geleceğine ilişkin özel bir düzenleme veya değerlendirme bulunmuyor.

Bu nedenle mevcut nafakaların hangi şartlarda devam edeceği ya da süre bakımından nasıl ele alınacağı konusunda TBMM tarafından yapılacak yeni yasal düzenleme önem taşıyor.

Karara üç üyeden karşı oy geldi

Anayasa Mahkemesi’nin kararı oyçokluğuyla alındı. Üyeler Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar iptal kararına katılmayarak ortak karşı oy gerekçesi kaleme aldı.

Karşıoyda yoksulluk nafakasında temel unsurun süre değil ihtiyaç olduğu, mevcut mevzuatta şartların değişmesi halinde nafakanın azaltılmasına veya kaldırılmasına imkân tanındığı ifade edildi. Karşıoy kullanan üyeler, ortaya çıkan sorunların kanundan çok uygulamadaki yorumdan kaynaklandığı görüşünü savundu.