Anadolu halk müziğinin ve aşıklık geleneğinin en güçlü temsilcilerinden biri olan Aşık Mahzuni Şerif, ardında yüzlerce türkü, şiir ve derin bir kültürel miras bıraktı. Asıl adı Şerif Cırık olan Mahzuni, 17 Kasım 1939'da Kahramanmaraş'ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde dünyaya geldi.
Hayatını halkın sesi olmaya adayan Mahzuni Şerif, "Han Sarhoş Hancı Sarhoş", "Dom Dom Kurşunu", "Yalan Dünya" ve "Çeşmi Siyahım" gibi eserleriyle milyonların kalbinde iz bıraktı. Yaşamı boyunca 453 plak ve 58 kasete imza attı.
"Mahzuni" mahlasıyla bir halkın vicdanı oldu
Sazla ilk tanışması amcası Aşık Fezali sayesinde oldu. Mahzuni mahlasını ise, tasavvuf dersleri aldığı Cırık Baba'dan aldı. Eğitiminin bir kısmını askeri okullarda tamamladıysa da maddi nedenlerle yarım bıraktı. Genç yaşta evlenip ailesini kurdu. Hayatının önemli bir kısmını Gaziantep ve Ankara’da geçirdi.
Mahzuni, sadece türküleriyle değil, halk için verdiği mücadeleyle de biliniyordu. 12 Mart döneminde sahneye çıkması ve yurt dışına çıkması yasaklandı. Bu dönemde türkü söyleyememenin acısını, "Canlı bir balığı kumda bırakmak gibi" sözleriyle anlatmıştı.
Berkin gibi masumlar için söyledi, halk için yaşadı
Aşık Mahzuni'nin eserlerinde aşk, yoksulluk, adalet arayışı ve toplumsal eleştiriler ön plandaydı. "Yuh Yuh", "Abur Cubur Adam", "Katil Amerika" gibi politik taşlamaları nedeniyle defalarca yargılandı, hatta iki kez idamla yargılandı.
Halk ozanı, Aşık Veysel ile de tanıştı; onunla aynı sahnede yer aldı, onun dizinin dibinde türkü söyledi. Ancak şöhretin yükü altında ezilmeden, hep mütevazı bir yaşam sürmeyi tercih etti. “Kendimi sanatçı olarak değil, derviş olarak görürüm” demesi bu duruşunun en net yansımasıydı.
453 plak, 58 kaset ve bir vasiyet
Eserlerini Milliyet, Meydan gibi gazetelerde ve çeşitli dergilerde de yazılı olarak paylaştı. Serbest vezinle yazdığı şiirlerini “Dolunaya Tül Düştü” adlı kitabında topladı. Müzikal kariyeri boyunca yalnızca sanat değil, fikir de üretti.
2001 yılında Almanya’da geçirdiği rahatsızlık sonrası bir süre yoğun bakımda kaldı. 17 Mayıs 2002'de, 62 yaşında hayatını kaybetti. Vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Çilehane’ye defnedildi.