AKP'li Bursa Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 100. yıl kutlama afişlerine Atatürk’ü koymamış. E bize de 19 Mayıs neymiş, Atatürk bu mücadelenin neresindeymiş kısaca yazmak düştü.

“Tarih kitapları hep Almanya’nın I. Dünya Savaşı’nda yenilmesi ile müttefiki Türkiye’nin de yenilmiş sayıldığını yazar. Ancak bu, Türk Milleti için doğru değildir. Almanların yenilmesi Türklerin de yenildiği anlamına gelmez. En azından Mustafa Kemal öyle düşünmektedir.

Sadrazam İzzet Paşa, o sırada grup komutanı olan Alman, Liman Von Sanders’e, elindeki tüm grup komuta ve koordinasyon yetkisini Mustafa Kemal Paşa’ya devretmesini bildirir. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, devir-teslim töreni için Adana’ya gelir ve on bir gün kalır. (31 Ekim 1918)

Liman Von Sanders Paşa’nın; “Yenildik, bizim için her şey bitti!” sözüne karşılık, yetkiyi teslim alan Mustafa Kemal Paşa; “Savaş müttefikler için bitmiş olabilir ama bizi ilgilendiren savaş, kendi istiklalimizin savaşı, ancak şimdi başlıyor.” karşılığını verir. İşte bu sözler, Adana’ da Kurtuluş Savaşı’nın ilk emri olarak kabul edilmiş ve tarihe geçmiştir. Mustafa Kemal haklıdır; Türk kurtuluş savaşı yeni başlamaktadır.

1919 yılına gelindiğinde Mustafa Kemal artık kararını verir. Kurtuluş hareketini Anadolu’dan başlatacaktır. Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrılır; 19 Mayıs 19l9 sabahı Samsun’a ayak basar. 22 Mayıs l919 tarihinde ise Sadaret’e bir rapor göndererek şöyle der: “… Millet yekvücut olup hâkimiyet esasını, Türklük duygusunu hedef kabul etmiştir. Artık yaydan çıkan ok’un geri dönüşü yoktur! Bağımsızlık mücadelesinin meşalesi Samsun’da yakılmıştır.”

Mustafa Kemal, Amasya’dan İstanbul’da bulunan bazı tanınmış kimselere gönderdiği ve Millî Mücadele’ye davet ettiği mektubunda kararlılığını şu cümlelerle vurgular: “Artık İstanbul Anadolu’ya hâkim değil, tâbi olmak mecburiyetindedir. Size teveccüh eden fedakârlık pek büyüktür. Millî gaye elde edilinceye kadar âcizleri Anadolu’dan ve milletin sinesinden ayrılmayacağım ve bu noktada nihayete kadar bir millet ferdi gibi çalışacağımı millete karşı mukaddesatım namına söz verdim ve hiç bir kuvvet bu millî karara mâni olamayacaktır.”

Önce Amasya sonra da Erzurum ve Sivas’ta kongreler gerçekleştirilir. Amasya Tamimi’nde ulusal bağımsızlığın ancak “milletin azim ve iradesi” ile sağlanacağı vurgulanır ve bu karar bütün dünyaya ilan edilir. Amasya Bildirisi ile ülke çapında bir direnişin şifreleri verilmiştir. Amasya’nın ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri toplanır. Her iki kongrede alınan kararların 1. Maddesi aynı kararlı iradeyi vurgulamaktadır;

“Millî sınırlar içinde vatan bölünmez bir bütündür; parçalanamaz.”[1]

Sonuç tüm dünyanın malûmu olduğu üzere Türk milletinin İstiklâl savaşıyla sona erer.

Ne Bursa belediyesinin kutlama afişlerinden Atatürk’ü çıkartma ne de Çanakkale zaferlerinde Atatürk’ü yok sayma zavallılığı prim yapmaz. Tarihi gerçeklerin üzerini iki kıytırık afiş ile örtemezsiniz. Tarih sizi o karanlık sayfalara gömer, adınız bile hatırlanmaz ama Atatürk, o şanlı sayfalarda pırıl pırıl parlamaya devam eder. Yani demem o ki; bırakın artık bu boş işleri de ülke biraz nefes alsın. Sıktınız artık!

*

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız, kurtuluş mücadelemizin başlangıcının 100. Yılı kutlu olsun!

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, şehitlerimiz; vatan sizlere minnettardır. Nurlar içinde uyuyun.

[1] Tülay Hergünlü, İngiliz Sicimi’nden Amerikan Bezi’ne” Doğu Kitabevi