Almanya hükümeti, Türkiye'ye Eurofighter savaş uçağı satışına uzun süredir devam eden vetoyu kaldırma kararının arkasındaki şaşırtıcı nedeni açıkladı. Alman Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, Berlin'in kararında, CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinden yaptığı "ulusal çıkar" odaklı çağrının etkili olduğunu bildirdi. Bu açıklama, uluslararası diplomaside eşine az rastlanır bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Hükümet Sözcüsü Kornelius'un bu sözleri, tutuklu bir muhalefet liderinin, ülkesinin ulusal güvenliği için yabancı bir hükümete yaptığı çağrının karşılık bulduğunu göstermesi açısından tarihi bir önem taşıyor. Açıklama, hem Türkiye'deki siyasi denklemler hem de Türkiye-Almanya ilişkilerinin geleceği hakkında önemli ipuçları veriyor.
Gazetecinin Sorusu Üzerine Geldi: "İmamoğlu Lehte Görüş Bildirdi"
Almanya Federal Hükümeti'nin 23 Temmuz'da düzenlediği olağan basın toplantısında söz alan Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, bir gazetecinin sorusu üzerine konuya açıklık getirdi. Gazeteci, "Önceki hükümet, sayın İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından Eurofighter satışını ertelemişti. Ne değişti de şimdi bu satış için yol açıldı?" sorusunu yöneltti.
Kornelius, bu kritik soruya diplomatik bir dille ancak net bir yanıt verdi. Cevabında, "Ayrıntılara girmeden şunu belirtmek isterim ki, sayın İmamoğlu bizzat cezaevinden bu uçakların satışı lehine görüş bildirmiştir," ifadelerini kullandı. Bu cevap, Alman hükümetinin karar alma sürecinde İmamoğlu'nun tutumunu dikkate aldığını ve bu çağrıyı bir güvence olarak gördüğünü ortaya koydu.
İmamoğlu Cezaevinden Nasıl Seslenmişti? "Türkiye Erdoğan'dan Büyüktür"
Ekrem İmamoğlu, 21 Nisan tarihinde Silivri Cezaevi'nden yaptığı bir açıklamayla Almanya'ya seslenmişti. Almanya'nın, kendi tutukluluğunu gerekçe göstererek Türkiye'nin hava kuvvetleri için büyük önem taşıyan Eurofighter satışını veto ettiğini basından öğrendiğini belirten İmamoğlu, bu kararın yeniden gözden geçirilmesini talep etmişti.
Çağrısında ulusal çıkarları kişisel siyasi çekişmelerin üzerinde tutan bir dil kullanan İmamoğlu, şu ifadelerle tarihe not düşmüştü: "Türkiye Erdoğan’dan ibaret değildir, Türkiye Erdoğan’dan büyüktür. Hükümetler gelip geçicidir. Türkiye’nin ulusal çıkarları Erdoğan’dan da İmamoğlu’ndan da daha değerlidir. Bu kararınızı geri almanızı istirham ediyorum." İmamoğlu ayrıca, kendi iktidarlarında Türkiye'nin AB'ye tam üye olacağına dair şüphesi olmadığını belirterek Batı'ya bir vizyon sunmuştu.
Diplomaside Görülmemiş Hamle: Muhalefet Liderinin Ulusal Güvenlik Adımı
İmamoğlu'nun cezaevinden yaptığı bu çağrı ve Alman hükümetinin bu çağrıyı gerekçe olarak sunması, diplomaside "görülmemiş bir hamle" olarak nitelendiriliyor. Tutuklu bir siyasi liderin, kendi siyasi geleceğinden ve özgürlüğünden çok, ülkesinin savunma sanayii ihtiyaçlarını önceliklendirmesi, hem yurt içinde hem de yurt dışında güçlü bir "devlet adamı" mesajı olarak algılandı.
Bu gelişme, uluslararası toplumun Türkiye'deki muhalefeti artık potansiyel bir iktidar alternatifi olarak gördüğünü ve diyalog kanallarını bu düzeyde açık tuttuğunu gösteriyor. İmamoğlu'nun hamlesi, Türkiye'nin ulusal çıkarları söz konusu olduğunda iç siyasi çekişmelerin bir kenara bırakılabileceğini gösterirken, Almanya'nın bu çağrıya itibar etmesi de gelecekteki potansiyel bir iktidar değişikliğine yeşil ışık yaktığı şeklinde yorumlanıyor.