Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumar bağımlılığına ilişkin yaptığı değerlendirmede 18–35 yaş aralığının en riskli grup olduğunu söyledi. Dilci, sanal kumarın özellikle gençler ve orta yaş kuşağı için ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini vurguladı.
Dernek başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi olan Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarın aile yapısını zedelediğini, bireyleri ağır borç yükü altına soktuğunu ve giderek yaygınlaşan sessiz bir krize dönüştüğünü ifade etti.
Sanal kumar dijital bağımlılığın yeni ve tehlikeli bir boyutu
Sanal kumarın dijital bağımlılığın alt türlerinden biri olduğunu belirten Dilci, bu bağımlılığın bireysel bir tercihten çok algısal manipülasyonlar sonucu ortaya çıktığını söyledi. Dijital ortamda sunulan mesajların, bireyin karar verme mekanizmasını zayıflattığını ve risk algısını bozduğunu dile getirdi.
Dilci, özellikle “ya kazanırsam” düşüncesi üzerine kurulu mesajların, ekran karşısında uzun süre vakit geçiren bireyleri kolaylıkla etkilediğini belirterek, bunun toplum açısından fark edilmesi güç ama derin etkiler bırakan bir sorun olduğunu kaydetti.
Ekonomik uçlarda risk daha yüksek
Araştırmalarında sanal kumar riskinin hem ekonomik durumu çok iyi olanlarda hem de gelir seviyesi çok düşük bireylerde daha yüksek seyrettiğini aktaran Dilci, sürecin genellikle küçük miktarlarla başladığını söyledi. Zamanla bu durumun kontrolsüz borçlanmaya, mal varlığı kaybına ve sosyal ilişkilerin bozulmasına yol açtığını ifade etti.
Bağımlılıktan kurtulma girişimlerine rağmen duygusal ve çevresel tetikleyiciler nedeniyle tekrarların sıkça yaşandığını belirten Dilci, sanal kumarın süreklilik gösteren bir bağımlılık döngüsü oluşturduğuna dikkat çekti.
Sanal kumar 18 yaş öncesine kadar iniyor
Aile yapısının bu süreçte belirleyici olduğuna işaret eden Dilci, ilgisiz ve parçalanmış ailelerde çocukların ekranla çok daha erken yaşta yoğun ilişki kurduğunu söyledi. Yapılan çalışmalarda sanal kumar eğiliminin 18 yaş öncesinde başladığı çocukların oranının yüzde 32’ye ulaştığını aktardı.
Yalnızlık hissi yaşayan ve sosyal bağları zayıf bireylerin dijital ekrana daha fazla yöneldiğini belirten Dilci, bu durumun heyecan arayışıyla birleştiğinde sanal kumara geçişi hızlandırdığını ifade etti.
En yoğun risk 35 yaş altı erkeklerde
“Sanal kumar bağımlılığında yaş ve cinsiyete göre farklılaşma” başlıklı araştırmalarına da değinen Dilci, 35 yaş altının en yoğun risk grubunu oluşturduğunu söyledi. Araştırmaya göre 35 yaşına kadar olan grupta risk oranı yüzde 62 seviyesinde bulunuyor.
Dilci, sanal kumar bağımlılarının yüzde 93,7’sini erkeklerin oluşturduğunu, 35–55 yaş aralığının ikinci risk grubu olduğunu ve 60 yaş üzerinde ise bu bağımlılığın oldukça sınırlı görüldüğünü kaydetti.
Ailelere denetim ve izleme çağrısı
Ailelerin çocuklarının dijital ortamda bıraktığı izleri takip etmesi gerektiğini vurgulayan Dilci, kullanılan uygulamalar, harcanan süre ve dijital harcamaların mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Özellikle kredi kartı ve sanal kart limitlerinin sınırlandırılmasının önemine dikkat çekti.
Çocukların dijital oyunlar ve bahis içerikleri üzerinden elde ettikleri puan ve kazanımların da yakından izlenmesi gerektiğini belirten Dilci, aile içi denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini önerdi.
“Dijital kumar bir şiddet biçimidir”
Sanal kumarı bireyin kendine uyguladığı bir şiddet türü olarak tanımlayan Dilci, bu durumun yalnızca bireyi değil ailesini de manevi olarak etkilediğini söyledi. Dijital kumarın aile yapısını zedeleyen sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Bu nedenle hukuki ve sosyal önlemlerin devlet politikası düzeyinde ele alınması gerektiğini vurgulayan Dilci, özellikle çocuk ve gençlerin dijital kumardan korunmasına yönelik düzenlemelerin önemine dikkat çekti.