Küresel okyanusların hızla ısınması, El Niño ve La Niña’nın sınıflandırılma ölçütlerinde değişikliğe yol açtı. Son yıllarda küresel sıcaklıkların beklenenden daha hızlı artması, doğal iklim döngülerinin küresel ısınmayla etkileşimini yeniden gündeme taşıdı.
Nature Geoscience dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, 2022 yılında Dünya’nın aldığı enerji ile uzaya geri verdiği enerji arasındaki farkın, yani “enerji dengesizliğinin” arttığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu durum, gezegende daha fazla ısının hapsolmasına ve küresel sıcaklıkların yükselmesine neden oldu.
Enerji dengesizliği ve üçlü La Niña etkisi
Araştırmaya göre son üç yıldaki sıcaklık artışının yaklaşık dörtte üçü, insan kaynaklı iklim değişikliği ile uzun süren La Niña döneminden El Niño evresine geçişin birleşiminden kaynaklandı. 2020–2023 arasında yaşanan ve “üçlü La Niña” olarak adlandırılan sıra dışı soğuk döngünün ardından biriken ısının, El Niño’ya geçişle birlikte atmosfere yayıldığı belirtildi.
Çalışmada enerji dengesizliğinin yaklaşık yüzde 23’ünün uzun La Niña sürecinden, yarısından fazlasının ise fosil yakıt kullanımından kaynaklanan sera gazlarından kaynaklandığı hesaplandı. Bu tablo, doğal döngüler ile insan faaliyetlerinin birlikte küresel ısınmayı hızlandırdığını gösteriyor.
El Niño ve La Niña nedir
El Niño, Pasifik Okyanusu’nun ekvatoral bölgelerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim olayı olarak tanımlanıyor. Bu durum küresel hava desenlerini değiştirerek bazı bölgelerde kuraklık, bazı bölgelerde ise aşırı yağışlara yol açabiliyor.
La Niña ise Pasifik’te deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın altına düşmesiyle karakterize ediliyor. Genellikle küresel sıcaklık artışını geçici olarak yavaşlatan bir etki oluşturuyor. Ancak uzun süren La Niña dönemlerinin ardından El Niño’ya geçişte hızlı ısınma görülebiliyor.
NOAA sınıflandırma ölçütlerini güncelliyor
NOAA, küresel ısınma nedeniyle “normal” kabul edilen sıcaklık seviyelerinin değiştiğini belirterek yeni bir göreli indeks geliştirdi. Yeni yöntem, Pasifik’teki sıcaklıkları yalnızca tarihsel ortalamalara göre değil, diğer tropikal bölgelerle karşılaştırarak değerlendiriyor.
Uzmanlara göre bu güncelleme, gelecekte daha fazla La Niña ve daha az El Niño olarak sınıflandırılan dönem görülmesine yol açabilir. Çünkü referans alınan ortalama sıcaklık seviyeleri, küresel ısınma nedeniyle sürekli yükseliyor.
Yeni bir El Niño ihtimali
NOAA tahminlerine göre yaz sonu veya sonbaharda yeni bir El Niño gelişebilir. Böyle bir senaryonun Atlantik kasırga sezonunu zayıflatabileceği, ancak 2027 yılında küresel sıcaklık rekorlarının kırılma olasılığını artırabileceği ifade ediliyor.
Woodwell İklim Araştırma Merkezi’nden bilim insanı Jennifer Francis, sistemde biriken enerjinin aşırı hava olaylarını besleyebileceğini belirterek, mevcut koşullarda daha sert ve daha sık ekstrem hava olaylarının görülebileceği uyarısında bulundu.