Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, ülkelere vizesiz giriş imkânı sağlayan yeşil pasaport uygulamasına ilişkin dikkat çeken bir öneri sundu. Baran, yeşil pasaportun yalnızca bir ayrıcalık değil, kayıtlı ve sürdürülebilir ticaretin teşvik aracı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Belirsizlik çağında ticaretin kuralları yeniden yazılıyor
ATO’dan yapılan açıklamaya göre Baran, ATO 29. Dönem Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dünyanın 2026 yılına “yeni normal” olarak tanımlanan belirsizlik ortamıyla başladığını belirtti. Bu sürecin yalnızca ekonomik dengeleri değil, ticaretin işleyiş kurallarını da kökten değiştirdiğine dikkat çekti.
Baran, küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmek için yeşil dönüşüme uyum ve dijitalleşmenin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme zorunluluğu
İklim krizinin etkilerinin göz ardı edilemeyeceğini ifade eden Baran, iş dünyasının çevresel sürdürülebilirliği ve dijital süreçleri iş yapış biçimlerinin merkezine koymak zorunda olduğunu dile getirdi.
Bu dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ticari rekabet gücünü artıran bir unsur olduğunu belirten Baran, Türkiye’nin küresel ticarette konumunu güçlendirmesi için bu alanlarda hız kazanması gerektiğini söyledi.
“Vize sorunları ticaretin önünde engel”
Gürsel Baran, uluslararası ticaretin sürdürülebilmesi için iş insanlarının karşılıklı görüşmeler yapabilmesi ve uluslararası fuarlara katılabilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti. Ancak vize süreçlerinde yaşanan sorunların, Türkiye’nin dış ticaretini doğrudan olumsuz etkilediğini ifade etti.
Baran, vize engellerinin özellikle ihracatçı ve sanayiciler açısından ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açtığını vurguladı.
Yeşil pasaport için somut kriter önerisi
Baran, bu soruna çözüm olarak yeşil pasaportun kapsamının yeniden ele alınması gerektiğini belirterek şu öneriyi dile getirdi:
Ticaret hayatına başladığı tarihten itibaren en az 15 yıl boyunca vergisini düzenli ödeyen, sosyal güvenlik yükümlülüklerini aksatmayan, devlete borcu bulunmayan ve ticari faaliyetlerini şeffaf şekilde sürdüren mükelleflere yeşil pasaport verilmesinin son derece yapıcı ve özendirici olacağını söyledi.
“AB’ye erişimin anahtarı ve ödül mekanizması”
Baran, yeşil pasaportun yalnızca Avrupa Birliği’ne erişimi kolaylaştıran bir belge değil, aynı zamanda kayıtlı ticaretin ödülü olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşımın hem vergi uyumunu artıracağını hem de ticaretin daha şeffaf ve sürdürülebilir hale gelmesine katkı sunacağını ifade etti.
ATO Başkanı’nın bu önerisi, iş dünyasında vize sorunları ve yeşil pasaport uygulamasının kapsamının genişletilmesine yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.