Güncel

147 milyonluk soygun sonrası adliyelerde üç anahtarlı model başlıyor

Büyükçekmece Adliyesi’nde adli emanetten 147 milyon liranın çalınmasıyla ortaya çıkan güvenlik açığı, yargı sisteminde köklü bir dönüşümü tetikledi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, adli emanetlerde bankalardaki kasa mantığına benzeyen üç anahtarlı güvenlik modeline geçileceğini açıkladı.

Abone Ol

İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’ndeki emanet dolabından 147 milyon liranın çalınmasıyla ortaya çıkan güvenlik zafiyeti, yargı sisteminde köklü bir değişikliği tetikledi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, skandalın ardından hem mevzuat hem uygulama tarafında kapsamlı bir dönüşüme gidileceğini açıkladı. Bakan Tunç’un üzerinde durduğu yeni güvenlik modeli, bankalardaki kasaların çalışma prensibine benzeyen “üç anahtarlı sistem” olacak.

Adalet Bakanlığı’nın gündemine giren bu yapı, adli emanet süreçlerinde kişiye bağlı riskleri azaltmayı, yetki kötüye kullanımını engellemeyi ve sistemsel güvenliği artırmayı hedefliyor. Bakan Tunç’un açıklamaları, gelecekte adli emanet odalarının tamamen yeni bir güvenlik konseptiyle yönetileceğinin sinyalini veriyor.

Bankalardaki Kasa Mantığı Adli Sisteme Taşınıyor

Bakan Tunç, uygulamaya alınacak modeli şu sözlerle özetledi:
“Bankalarda kasaların güvenliği üç anahtarla sağlanıyor. Üç kişide üç anahtar oluyor ve sadece üçü bir araya geldiğinde kasa açılıyor. Benzer bir uygulamaya yer vereceğiz.”

Bu yaklaşım, adli emanetlerin tek kişi tarafından açılmasını veya manipüle edilmesini imkânsız hale getirmeyi amaçlıyor. Üç anahtarın üç ayrı görevliye dağıtılmasıyla birlikte, sistemin hem kontrol hem de denetim katmanı güçlendirilmiş olacak. Böylece, Büyükçekmece’deki olayda görülen bireysel manipülasyonların önüne geçilmesi hedefleniyor.

“En Hırsız, En Yolsuz Kişi Bile Uzanamayacak” Yapı

Tunç, yeni dönemin güvenlik anlayışını şu ifadelerle tanımladı:
“Adli emanetlerimiz, en hırsız, en yolsuz kişilerin en kapsamlı planlarıyla bile el uzatamayacakları yerler olmalı.”

Bu cümle, Bakanlığın yeni sistemde yalnızca teknik önlem değil, davranışsal riskleri ortadan kaldırmaya odaklanan bütüncül bir mimari planladığını gösteriyor. Kâğıt üzerindeki denetimlerin yetersiz kaldığını söyleyen Tunç, dijital takip, çok kademeli yetki mekanizması ve anlık kontrol sistemlerinin bir arada çalışacağı daha kapalı devre bir altyapı üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Mevzuat ve Uygulamada Kapsamlı Revizyon

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a konuşan Bakan Tunç, sadece fiziki güvenlik değil, mevzuat altyapısının da güncelleneceğini söyledi. Buna göre:

Uygulamadaki eksikler tespit edilip giderilecek.
Mevzuattan kaynaklanan boşluklar kapatılacak.
Yeni bir eylem planı hazırlanacak.

Bu adımların, adli emanet sisteminin hem hukuki hem operasyonel açıdan yeniden yapılandırılması anlamına geldiği değerlendiriliyor.

Soygun Sonrası Güvenlik Algısı Değişiyor

Büyükçekmece’de yaşanan 147 milyonluk soygun, Türkiye’de adli emanet yapılarının bugüne kadar görülmemiş ölçekte sorgulanmasına yol açtı. Olayın ardından kamuoyunda “nasıl oldu?” sorusunun yoğunlaştığı bir dönemde, Bakanlığın yeni sistemi devreye alması, sürecin sadece cezai değil, yapısal sonuçlar doğuracağını gösteriyor.

Üç anahtarlı sistemin, adli emanet odalarında tek kişinin yetki kullanabildiği eski modelin yerini alması bekleniyor. Bu değişiklik, hem güvenlik algısını güçlendirecek hem de gelecekte benzer vakaların önüne geçmek için caydırıcı bir mekanizma oluşturacak.

Bakanlık tarafından yürütülen çalışmanın kısa süre içinde tamamlanması ve yeni güvenlik mimarisinin tüm adliyelerde standart uygulama haline getirilmesi planlanıyor.