Türkiye’de her yıl 14 Mayıs’ta kutlanan Eczacılık Günü, sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olan eczacıların sorunlarının, beklentilerinin ve sağlık hizmetlerindeki kritik rolünün yeniden gündeme taşındığı özel günlerden biri olarak kabul ediliyor. İlaç danışmanlığından halk sağlığına, kronik hastalık takibinden acil ilaç erişimine kadar geniş bir alanda görev yapan eczacılar, son yıllarda artan ekonomik baskılar ve sağlık sektöründeki değişimlerle önemli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor.
Uzmanlara göre eczacılık mesleği yalnızca ilaç temin eden bir alan değil, aynı zamanda toplum sağlığını doğrudan etkileyen stratejik bir sağlık hizmeti olarak öne çıkıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde eczanelerin sağlık sistemindeki rolü daha görünür hale geldi.
14 Mayıs Eczacılık Günü nasıl ortaya çıktı?
Türkiye’de 14 Mayıs’ın Eczacılık Günü olarak kutlanmasının temelinde, 14 Mayıs 1839 tarihinde Osmanlı döneminde modern eczacılık eğitiminin başlaması yer alıyor. O dönemde Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane bünyesinde açılan ilk eczacılık sınıfı, Türkiye’de bilimsel eczacılığın başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Uzun yıllar usta-çırak ilişkisiyle sürdürülen eczacılık mesleği, bu tarihten sonra akademik eğitim sürecine geçti. Daha sonra Türk eczacılık camiası tarafından 14 Mayıs tarihi “Bilimsel Eczacılık Günü” olarak kabul edildi ve her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.
Bugün Türkiye’de 14 Mayıs yalnızca bir meslek günü değil, aynı zamanda sağlık sistemi içinde eczacıların rolünün tartışıldığı önemli bir farkındalık günü olarak görülüyor.
Eczacılar sağlık sisteminde neden kritik öneme sahip?
Eczacılar, sağlık sisteminin vatandaşla en doğrudan temas kuran unsurları arasında yer alıyor. Hastaneler ve aile sağlığı merkezlerinden sonra en sık başvurulan sağlık noktalarının başında eczaneler geliyor.
Uzmanlar, eczacıların yalnızca ilaç veren kişiler olmadığını, aynı zamanda ilaç kullanım danışmanlığı yapan sağlık profesyonelleri olduğunu vurguluyor. Özellikle kronik hastalıklar, yaşlı hasta takibi, ilaç etkileşimleri ve yanlış ilaç kullanımının önlenmesinde eczacıların önemli rol üstlendiği belirtiliyor.
Pandemi döneminde eczanelerin kesintisiz hizmet vermesi, mesleğin sağlık sistemi açısından ne kadar kritik olduğunu yeniden ortaya koydu.
Türkiye’de eczacıların durumu ne?
Türkiye’de on binlerce eczacı aktif olarak görev yapıyor. Serbest eczanelerin yanı sıra hastane eczacılığı, ilaç sanayi, akademik çalışmalar ve kamu kurumlarında çalışan çok sayıda eczacı bulunuyor.
Ancak son yıllarda özellikle mahalle eczanelerinin ekonomik açıdan ciddi baskı altında olduğu ifade ediliyor. Artan kira giderleri, personel maliyetleri, enerji fiyatları ve ilaç fiyatlandırma sistemindeki sorunların eczaneleri zorladığı belirtiliyor.
Birçok eczacı, mevcut ekonomik sistem nedeniyle gelir-gider dengesinin bozulduğunu ve küçük ölçekli eczanelerin ayakta kalmakta zorlandığını dile getiriyor.
Eczacıların en büyük sorunları neler?
Meslek temsilcilerine göre Türkiye’de eczacıların karşı karşıya olduğu temel sorunlar şu başlıklarda toplanıyor:
Artan kira ve işletme giderleri
İlaç fiyat kararnamesi kaynaklı gelir kayıpları
Düşük kâr marjları
Döviz kuru kaynaklı ilaç tedarik sorunları
Bazı ilaçların piyasada bulunamaması
İnternetten kontrolsüz ürün satışı
Sahte ilaç ve kaçak ürün riski
Yeni mezun eczacıların istihdam sorunu
Plansız fakülte artışı
Eczanelerin ekonomik sürdürülebilirlik sorunu
Özellikle son yıllarda ilaç yokluğu konusu hem vatandaşların hem de eczacıların en fazla şikayet ettiği başlıklar arasında yer aldı.
İlaç yokluğu neden yaşanıyor?
Türkiye’de dönem dönem bazı ilaçların piyasada bulunamaması sağlık sektöründe önemli tartışmalara neden oluyor. Uzmanlara göre bunun temel nedenleri arasında ilaç fiyatlandırma sistemi, döviz kuru baskısı ve tedarik zincirindeki sorunlar yer alıyor.
Özellikle ithal ilaçlarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle bazı kronik hastalık ilaçlarına erişimde sorun yaşandığı ifade ediliyor. Eczacılar, vatandaşların ilaç bulabilmek için farklı eczaneleri dolaşmak zorunda kaldığını belirtiyor.
Genç eczacılar mesleğe başlamakta zorlanıyor
Türkiye’de son yıllarda eczacılık fakültesi sayısındaki artış dikkat çekiyor. Ancak meslek temsilcileri, plansız fakülte artışının mezun sayısını hızla yükselttiğini ve genç eczacıların iş bulmakta zorlandığını ifade ediyor.
Özellikle büyük şehirlerde yeni eczane açmanın ciddi sermaye gerektirdiği belirtiliyor. Genç eczacılar, artan maliyetler nedeniyle kendi eczanelerini açmakta zorlandıklarını dile getiriyor.
Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde klinik eczacılık, dijital sağlık sistemleri ve farmasötik teknoloji alanları daha fazla önem kazanacak.
Dünyada eczacılık nasıl değişiyor?
Dünya genelinde eczacılık mesleği büyük dönüşüm geçiriyor. Birçok ülkede eczacılar artık sadece ilaç temin eden sağlık çalışanları değil, doğrudan hasta takip sürecine katılan profesyoneller olarak görev yapıyor.
ABD, İngiltere, Kanada ve Almanya gibi ülkelerde eczacılar bazı aşı uygulamalarını yapabiliyor, kronik hasta danışmanlığı verebiliyor ve temel sağlık taramalarında aktif rol alıyor.
Dijital sağlık sistemleri, elektronik reçete uygulamaları ve yapay zeka destekli ilaç takip sistemleri de eczacılık mesleğini dönüştüren başlıca gelişmeler arasında gösteriliyor.
Eczacılıkta çözüm için hangi adımlar öneriliyor?
Uzmanlar ve meslek temsilcileri, eczacılık sisteminin sürdürülebilirliği için çeşitli düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Öne çıkan çözüm önerileri arasında şunlar yer alıyor:
İlaç fiyatlandırma sisteminin güncellenmesi
Eczacı kâr oranlarının yeniden düzenlenmesi
İlaç tedarik zincirinin güçlendirilmesi
Genç eczacılara finansal destek sağlanması
Klinik eczacılık uygulamalarının yaygınlaştırılması
Dijital sağlık sistemlerine entegrasyonun artırılması
Sahte ve kaçak ürün satışlarına karşı daha sıkı denetim
Eczacıların sağlık sistemindeki danışman rolünün güçlendirilmesi
Meslek temsilcileri, eczanelerin yalnızca ticari işletme olarak görülmemesi gerektiğini, sağlık sisteminin temel unsurlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Eczaneler toplumun en kolay ulaşabildiği sağlık noktaları arasında
Uzmanlara göre eczaneler, vatandaşların sağlık sistemine en hızlı ve kolay ulaşabildiği merkezlerin başında geliyor. Özellikle hastane yoğunluğu ve sağlık sistemindeki yük nedeniyle vatandaşların ilk danıştığı sağlık çalışanlarından biri çoğu zaman eczacılar oluyor.
Bu nedenle eczacıların sağlık sistemindeki konumunun daha da güçlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
14 Mayıs yalnızca kutlama değil farkındalık günü
Eczacılık camiası, 14 Mayıs’ın yalnızca kutlama günü olmadığını, aynı zamanda mesleğin sorunlarının görünür hale getirildiği önemli bir farkındalık günü olduğunu belirtiyor.
Bilimsel eczacılığın Türkiye’de yaklaşık iki asırlık geçmişe sahip olduğuna dikkat çeken uzmanlar, önümüzdeki dönemde sağlık teknolojileri, yapay zeka ve dijitalleşmenin eczacılık mesleğini daha da dönüştüreceğini değerlendiriyor. Eczacılar ise tüm ekonomik ve mesleki sorunlara rağmen toplum sağlığı için kesintisiz hizmet vermeyi sürdürdüklerini ifade ediyor.