Yargı sisteminin daha hızlı ve etkin işlemesini hedefleyen 12. Yargı Paketi, AK Parti milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu. 30 maddeden oluşan teklifte icra ve iflas süreçleri, idari yargı, ceza muhakemesi, hukuk yargılaması, hakim ve savcıların disiplin hükümleri, kanuni faiz ve dijital deliller gibi birçok başlıkta değişiklik öngörülüyor.
Teklif yargılama süreçlerini hızlandırmayı amaçlıyor
Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, dava süreçlerinin makul sürelerde tamamlanması amacıyla hazırlandı. Teklifte yer alan düzenlemelerle hem mahkemelerin iş yükünün azaltılması hem de usul kaynaklı gecikmelerin önlenmesi hedefleniyor.
Paket; İcra ve İflas Kanunu, Noterlik Kanunu, Danıştay Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu başta olmak üzere farklı kanunlarda değişiklik içeriyor. Düzenlemelerin önemli bir bölümü Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda hazırlanırken, bazı başlıklarda ise uygulamada yaşanan aksaklıkların giderilmesi amaçlanıyor.
İdare aleyhine verilen para kararlarında önce başvuru şartı gelecek
Teklifin ilk maddesiyle, adli yargı mercilerince idare aleyhine hükmedilen para alacakları, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamların icrasında yeni bir usul getiriliyor. Buna göre alacaklı veya vekili, doğrudan icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuruda bulunacak ve ödeme yapılacak banka hesap numarasını bildirecek.
İdare, başvuru tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde ilamda belirtilen alacağı, varsa faiz ve ferileriyle birlikte ödemezse ilamlı icra takibi yapılabilecek. Bu başvuru yapılmadan doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamayacak.
Miras kalan taşınmaz satışlarında ilk artırma mirasçılar arasında yapılacak
İcra ve İflas Kanunu’nda yapılacak bir başka değişiklikle, miras yoluyla edinilen ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkı bulunmayan taşınmazlarda satış usulü değiştirilecek. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilen bu taşınmazlarda birinci artırma yalnızca malik olan mirasçılar arasında yapılacak.
Bu uygulama bir defaya mahsus olacak. Mirasçılar arasında alıcı çıkmaması halinde ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açık şekilde gerçekleştirilecek. Düzenlemeyle mirasçıların mülkiyet haklarının korunması ve satış süreçlerinde yaşanabilecek suistimallerin önlenmesi amaçlanıyor.
Elektronik satış ilanlarında yeni bilgiler yer alacak
Elektronik satış portalında yapılacak ilanlara ilişkin usulde de değişiklik öngörülüyor. Açık artırmaya katılmak isteyen alacaklıların, alacağının teminatı karşıladığı miktar kadar teminat yatırmayabileceğine ilişkin bilgiler ilanda açıkça gösterilecek.
İlanda ayrıca tekliflerin hangi asgari bedeli geçmesi gerektiği, ihale bedelinin süresinde yatırılmaması halinde teminatın iade edilmeyeceği ve satış masraflarından mahsup edileceği belirtilecek. En yüksek teklifi verdiği halde süresinde ihale bedelini yatırmayan kişiye teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanabilecek.
Noterlik evrakının elektronik ortamda gönderilmesi kolaylaşacak
Noterlik Kanunu’nda yapılacak değişiklikle noterlik evrak ve defterlerinin mahkemeler, sulh ceza hakimlikleri, Cumhuriyet başsavcılıkları ve yetkili resmi daireler tarafından incelenmesine ilişkin usul netleştiriliyor. Mahkeme veya savcılık tarafından evrakın aslının istenmesi halinde noter, evrakın onaylı örneğini çıkararak yerinde saklayacak ve aslını ilgili mercie gönderecek.
Onaylı örnek istenmesi halinde ise noter, evrakı elektronik ortamda tarayacak ve güvenli elektronik imzayla imzalayarak ilgili mercie gönderecek. Elektronik gönderim imkanı yoksa evrakın aslına uygunluğu onaylanarak fiziki örnek iletilecek. Bu işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek ve posta ile yol masrafı dışında herhangi bir ücret alınmayacak.
Danıştay daire sayısının düşürülme süresi uzatılacak
Danıştay Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine yönelik geçiş süresi uzatılacak. 23 Temmuz 2026’da sona erecek sürenin 4 yıl daha uzatılması ve yeni tarihin 23 Temmuz 2030 olması öngörülüyor.
Bu nedenle Danıştay’da boşalan her iki üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030’a kadar vazgeçilecek. Böylece Danıştay’ın mevcut iş yükü dikkate alınarak daire ve üye yapısının bir süre daha korunması hedefleniyor.
İdare mahkemelerinde tek hakim kapsamı genişletilecek
Teklifle idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletiliyor. Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları tek hakim tarafından karara bağlanabilecek.
Öğrenciler hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuran işlemler kapsam dışında bırakılacak. Ancak sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar tek hakim tarafından çözümlenebilecek. Kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemleri ile kamu görevlilerine verilen uyarma cezalarına karşı açılan davalar da aynı kapsama alınacak.
İstinaf incelemesinde dosyanın geri gönderilmesi sınırlandırılacak
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesinde izleyeceği yol yeniden düzenlenecek. İlk derece mahkemesinin kararı sonuç itibarıyla hukuka uygunsa, bölge idare mahkemesi gerekçeyi değiştirerek veya maddi hataları düzelterek istinaf başvurusunu reddedebilecek.
Bölge idare mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebileceği haller de sınırlı şekilde düzenleniyor. Görev, yetki, yasaklı hakim, eksik hasım, eksik hüküm, duruşma yapılmaması, keşif veya bilirkişi incelemesinin yapılmaması gibi usul eksikliklerinde kaldırma ve gönderme kararı verilebilecek. Ancak bazı eksiklikler bölge idare mahkemesi tarafından giderilerek dosya istinaf aşamasında sonuçlandırılabilecek.
Bazı istinaf kararlarına temyiz yolu açılacak
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği bazı kararlara karşı temyiz yolu açılacak. Bu kararlar, tebliğden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecek.
Ancak tek hakimle görülen davalar, Çiftçi Mallarının Korunması Kanunu’ndan kaynaklanan davalar, taşınmaz zilyetliğine tecavüzün önlenmesine ilişkin davalar, yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından kaynaklanan davalar ile yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar temyiz kapsamı dışında tutulacak.
Adli Tıp Kurumu için atama şartları kanunla düzenlenecek
Adli Tıp Kurumu’na ilişkin düzenlemeyle, ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanabilmek için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olma şartı getirilecek. Bu hüküm, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda atama şartlarının kanun seviyesinde düzenlenmesi amacıyla hazırlanıyor.
Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilen kişiler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevleri devam edecek.
Hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreci netleşecek
Teklifte hakim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav süreçlerine ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. Adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku gibi alanlarda eğitim verilecek.
Eğitim konuları arasında duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim başlıkları da bulunacak. Yazılı sınavlarda bu konulardan soru sorulacak, sözlü sınavlarda ise mevzuat bilgisi, mesleki yeterlilik, hukuki meseleleri çözme yeteneği, temsil kabiliyeti ve Türkçeyi kullanma becerisi değerlendirilecek.
Gereksiz bilirkişiye başvuran hakim ve savcıya uyarma cezası verilecek
Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvuran hakim ve Cumhuriyet savcıları hakkında uyarma cezası verilebilecek. Böylece teknik veya özel bilgi gerektirmeyen uyuşmazlıklarda bilirkişiye başvurulması disiplin yaptırımına bağlanacak.
Düzenleme, bilirkişilik kurumunun amacına uygun kullanılmasını hedefliyor. Tıbbi, teknik, mühendislik, mali analiz veya özel uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye başvurulmaya devam edilecek. Ancak sırf hukuki değerlendirmeyle çözülebilecek konuların bilirkişiye havale edilmesi halinde disiplin sorumluluğu doğabilecek.
Kanuni faiz oranında değişken sisteme geçilecek
Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da yapılacak düzenlemeyle sabit faiz oranı yerine Merkez Bankası reeskont oranına bağlı yeni sistem getiriliyor. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktar sözleşmeyle belirlenmemişse yıllık faiz oranı Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i olacak.
30 Haziran günü belirlenen reeskont oranı, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan 5 puan veya daha fazla farklıysa yılın ikinci yarısında yeni oranın yüzde 80’i uygulanacak. Bu değişiklikle enflasyon karşısında alacaklı ve borçlu dengesinin daha adil kurulması amaçlanıyor.
Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik satışla satılacak
Türk Medeni Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışında elektronik satış portalı kullanılacak. Taşınır mallar, vesayet makamının talimatı doğrultusunda UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılacak.
Taşınmaz mallar için de satış elektronik ortamda açık artırmayla yapılacak ve ihale vesayet makamının onayıyla tamamlanacak. Onamaya ilişkin kararın ihale gününden itibaren 10 gün içinde verilmesi gerekecek. Bu hükümlerin yayım tarihinden 3 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Genetik inceleme sonuçları için saklama ve imha kuralları getirilecek
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılacak değişiklikle, genetik inceleme sonuçlarının gizliliğine ilişkin yeni hükümler getiriliyor. İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği delil olarak dosyaya gönderilecek.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi halinde kayıtlar derhal imha edilecek. Diğer hallerde ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısı huzurunda yok edilecek. Kişiler, saklama amacının ortadan kalktığını veya haklı neden bulunduğunu ileri sürerek bilgilerin silinmesini talep edebilecek.
Bilgisayar ve dijital kayıt aramalarında veri güvenliği artırılacak
Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma işlemleri yeniden düzenleniyor. Bir suç soruşturmasında somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa ve başka yolla delil elde edilemiyorsa hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı kararıyla bilgisayar kayıtlarında arama yapılabilecek.
Savcının verdiği karar 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim de kararını 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakimin aksi yönde karar vermesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek. Elde edilen veriler adli emanette saklanacak ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı ya da mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonunda Cumhuriyet savcısı huzurunda yok edilecek.
HAGB düzenlemesi yeniden ele alınacak
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri yeniden düzenleniyor. Sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemece HAGB kararı verilebilecek.
HAGB kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve mağdurun veya kamunun zararının giderilmesi gerekecek. HAGB kararı verilen sanık 5 yıl denetime tabi tutulacak. Bu süre içinde kasten yeni suç işlenmez ve yükümlülüklere uygun davranılırsa hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilecek.
İşkence, eziyet ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanmayacak
Teklifin dikkat çeken hükümlerinden biri de HAGB’nin uygulanamayacağı suçlara ilişkin düzenleme oldu. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.
Bu düzenleme, kamu görevlileri tarafından işlenen ağır hak ihlali niteliğindeki suçlarda cezasızlık algısının önlenmesi amacıyla değerlendiriliyor. Böylece belirli suç tiplerinde HAGB kararı verilmesinin önüne geçilecek.
Kaçak sanığa yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı tanınacak
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kaçak sanığa ilişkin hükümlerinde de değişiklik yapılacak. Güvenlik tedbirine karar verilen kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek mahkemede bizzat hazır bulunması şartıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.
Bu düzenleme de Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda hazırlanıyor. Amaç, sanığın savunma hakkını kullanabilmesi ve yargılamaya fiilen katılabilmesi için hukuki güvence oluşturmak.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi genişletilecek
Teklifte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ceza daireleri kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisine ilişkin düzenleme de bulunuyor. Bu yetkinin kapsamı ve süreleri hak arama özgürlüğünü genişletecek şekilde yeniden belirlenecek.
Düzenleme ile Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı yapılabilecek itiraz mekanizmasının daha açık ve etkili hale getirilmesi amaçlanıyor. Böylece olağanüstü denetim yollarının kullanımında belirlilik sağlanması hedefleniyor.
Tazminat hesaplarında faiz başlangıcı netleştirilecek
Türk Borçlar Kanunu’nda yapılacak değişiklikle bedensel zararlar ve destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasına ilişkin usul netleştirilecek. Çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında, kişinin kazancının belirli olduğu döneme ait kısma haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletilecek.
Geleceğe yönelik varsayımsal döneme ait kısım için ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz uygulanacak. Ayrıca peşin sermaye değerinin tazminattan mahsubunda oransal mahsup yönteminin uygulanacağı açık hale getirilecek.
Belirsiz alacak davası kaldırılacak
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılacak değişiklikle belirsiz alacak davası hukuk sisteminden çıkarılacak. Bu dava türünün, uygulamada hangi alacaklar için açılabileceği konusunda tereddüt oluşturduğu ve yargılamaların uzamasına neden olduğu değerlendiriliyor.
Belirsiz alacak davasının sağladığı bazı hukuki yararlar kısmi dava kurumuna aktarılacak. Davacı, ıslah hakkını kullanmak zorunda kalmadan tahkikat sona erene kadar alacağın geri kalan kısmını talep ederek dava değerini artırabilecek. Zamanaşımı da sonradan artırılan miktar yönünden dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.
Hukuk davalarında iki duruşma arası 3 ayı aşamayacak
Hukuk mahkemelerinde yazılı yargılama usulünün uygulandığı davalarda iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan uzun olamayacağı hükme bağlanacak. Böylece davaların gereksiz aralıklarla uzamasının önlenmesi ve makul sürede yargılanma hakkının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bilirkişi incelemesinin niteliği gereği uzaması veya başka yerde tahkikat işlemi yapılmasının zorunlu olması gibi hallerde istisna uygulanabilecek. Ancak hakim, 3 aydan daha uzun süreli duruşma günü belirlerse bunun somut gerekçesini duruşma tutanağına açıkça yazacak.
Uzaktan duruşmaya ön inceleme aşaması da dahil edilecek
Hukuk yargılamalarında ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma yapılmasının kapsamı genişletilecek. Yeni düzenlemeyle ön inceleme duruşmaları da uzaktan yapılabilecek.
Uzaktan duruşmaya katılan taraf ve vekilleri bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümler bazı istisnalar dışında uygulanmayacak. Ancak ikrar, yemin, davadan feragat, davayı kabul ve sulh gibi özel beyanlar bakımından ıslak imza zorunluluğu korunacak.
Davaların birleştirilmesi usulü yeniden düzenlenecek
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda davaların birleştirilmesine ilişkin hükümler de Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda değiştirilecek. Aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerince verilen birleştirme kararlarının ilk mahkemeyi doğrudan bağlaması esası değiştirilecek.
İkinci davanın açıldığı mahkemenin verdiği birleştirme kararı ancak kesinleşmesi halinde ilk mahkemeyi bağlayacak. Taraflara, esas hükmü beklemeden birleştirme kararlarına karşı doğrudan istinaf yoluna başvurma imkanı tanınacak.
Bazı hukuk kararları için temyiz yolu açılacak
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılacak bir diğer değişiklikle, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği bazı kararlar için temyiz yolu açılacak. Bu imkan, miktar veya değeri itibarıyla ilk derece mahkemesi parasal sınırının üzerinde olan kararlar bakımından geçerli olacak.
Ayrıca istinaf aşamasını geçmiş dosyaların temyiz incelemesinde yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozulmasının önüne geçilecek. Ancak bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı özel davalar bu sınırlamanın dışında tutulacak.
Teklif maddeleri özetle şöyle
Madde 1 ile idare aleyhine verilen para alacakları için icraya gitmeden önce idareye başvuru şartı getiriliyor. İdare 1 ay içinde ödeme yapmazsa ilamlı icra takibi başlatılabilecek.
Madde 2 ile miras kalan taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesi halinde ilk artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılması düzenleniyor. Mirasçılar arasında satış olmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre yapılacak.
Madde 3 ile noterlik evrakının mahkeme, savcılık ve yetkili resmi dairelere elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul kolaylaştırılıyor. Evrakın aslı istenirse noter onaylı örneği saklayıp aslını ilgili mercie gönderecek.
Madde 4 ile Danıştay daire sayısının 10’a düşürülmesine ilişkin süre 4 yıl uzatılıyor. Geçiş süresi 23 Temmuz 2030’a kadar devam edecek.
Madde 5 ile idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletiliyor. Belirli parasal sınır altındaki davalar, bazı öğrenci ve kamu personeli işlemleri tek hakim tarafından karara bağlanacak.
Madde 6 ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemelerinin karar gerekçesini değiştirerek veya maddi hatayı düzelterek başvuruyu reddetmesine imkan tanınıyor. Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderileceği haller sınırlanıyor.
Madde 7 ile bölge idare mahkemelerinin bazı kaldırma kararları sonrası verdiği kararlara karşı Danıştay’da temyiz yolu açılıyor. Ancak tek hakimle görülen bazı davalar temyiz kapsamı dışında bırakılıyor.
Madde 8 ile Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanma şartları kanunla düzenleniyor. Görev süresi 4 yıl olarak belirleniyor.
Madde 9 ile hakim ve savcı yardımcılarının eğitim ve sınav süreçleri kanun seviyesinde düzenleniyor. Eğitim ve sınav konuları açık şekilde belirleniyor.
Madde 10 ile hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvuran hakim ve savcılara uyarma cezası verilmesi öngörülüyor. Bu düzenlemeyle bilirkişiliğin amacına uygun kullanılması hedefleniyor.
Madde 11 ile kanuni faiz oranı Merkez Bankası reeskont oranına bağlı hale getiriliyor. Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse reeskont oranının yüzde 80’i esas alınacak.
Madde 12 ve 13 ile vesayet altındaki kişilerin taşınır ve taşınmaz mallarının UYAP’a entegre elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla satılması düzenleniyor. Satışın vesayet makamı denetiminde yapılması öngörülüyor.
Madde 14 ile genetik inceleme sonuçlarının saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin kurallar getiriliyor. Veriler kimlik bilgilerinden arındırılarak özel sisteme kaydedilecek.
Madde 15 ile bilgisayar ve dijital kayıtlarda arama, kopyalama ve el koyma tedbirlerinde elde edilen verilerin saklanması ve imhasına ilişkin güvenceler artırılıyor. Veriler adli emanette korunacak.
Madde 16 ile HAGB hükümleri yeniden düzenleniyor. İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB uygulanmayacak.
Madde 17 ile kaçak sanığa, mahkemede bizzat hazır bulunması şartıyla yargılamanın yenilenmesini isteme hakkı tanınıyor. Bu düzenleme savunma hakkını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Madde 18 ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının ceza daireleri kararlarına karşı Ceza Genel Kuruluna itiraz yetkisi yeniden belirleniyor. İtiraz kapsamı ve süreleri düzenleniyor.
Madde 19 ile bedensel zararlar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı ve mahsup yöntemi netleştiriliyor. Bilinen dönem ve bilinmeyen dönem ayrımı getiriliyor.
Madde 20 ve 21 ile belirsiz alacak davası kaldırılıyor. Bu dava türünün sağladığı bazı haklar kısmi dava kurumuna aktarılıyor.
Madde 22 ile hukuk mahkemelerinde iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak 3 ayı aşmaması düzenleniyor. Zorunlu hallerde hakim gerekçe yazarak daha uzun süre belirleyebilecek.
Madde 23 ile hukuk yargılamasında ön inceleme duruşmalarının da ses ve görüntü nakli yoluyla yapılabilmesine imkan tanınıyor. Uzaktan duruşmanın kapsamı genişletiliyor.
Madde 24 ve 25 ile davaların birleştirilmesi ve ayrılması usulü yeniden düzenleniyor. Birleştirme kararlarına karşı doğrudan istinaf yolu açılıyor.
Madde 26 ile bölge adliye mahkemelerinin bazı yeniden esas hakkında verdiği kararlar için temyiz yolu açılıyor. Bu hüküm parasal sınırın üzerindeki kararlar için uygulanacak.
Madde 27 ile istinaf aşamasını geçmiş dosyalarda Yargıtay’ın yalnızca görev veya yetki gerekçesiyle bozma kararı vermesinin önüne geçiliyor. Böylece usul uyuşmazlıkları nedeniyle yargılamanın uzaması engellenmek isteniyor.
Geçici madde ile teklif kapsamındaki değişikliklerin hangi yargısal süreçlerde ve hangi tarihten itibaren uygulanacağına ilişkin geçiş hükümleri düzenleniyor. Bu maddeyle uygulamada karmaşa yaşanmaması amaçlanıyor.
Paketin Meclis süreci başlayacak
-
Yargı Paketi’nin TBMM’de komisyon ve Genel Kurul aşamalarında görüşülmesi bekleniyor. Teklifin kabul edilmesi halinde bazı düzenlemeler yayımı tarihinde, bazı hükümler ise belirlenen geçiş sürelerinin ardından yürürlüğe girecek.
Paketin yasalaşmasıyla birlikte idari yargıda tek hakim kapsamının genişlemesi, HAGB uygulamasının sınırlandırılması, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve bilirkişilik uygulamasına disiplin denetimi getirilmesi yargı sisteminde öne çıkan başlıklar arasında yer alacak.