Almanya’nın Mainburg kentinde bir otomotiv fabrikasında çalışan Musa Çelikkılıç, tatil için geldiği memleketi Uşak’ta hem vatana olan özlemini hem de Avrupa’daki ayrımcılığı dile getirdi. Sınır kapısından Türkiye’ye adım attığı an hissettiği duyguyu “Toprağa bastık mı içimiz cız ediyor” sözleriyle anlatan Çelikkılıç, çocuklarının Avrupa’da ayrımcılıkla karşılaştığını söyledi.
Yıllardır Almanya’da yaşadıklarını belirten Çelikkılıç, “Avrupa’da eğitim sistemi daha çocuk yuvasında başlıyor bizi ayrıştırmaya. İşçi çocuğu işçi kalsın, kendi çocukları yönetici olsun diye yönlendirme yapıyorlar. Bizimkiler hep arka planda” dedi.
“Türkiye İslam aleminin son kalesidir”
Türkiye’ye duyduğu bağlılığı sık sık dile getiren Musa Çelikkılıç, “Bu topraklara ayak bastığımızda tüylerimiz diken diken oluyor. Bayrağımızın, ezanımızın, milletimizin kıymetini bilelim. Türkiye, İslam aleminin son kalesidir. Birlik olursak dünyaya ferman okuruz” diye konuştu.
Yurt dışında yaşamanın zorluklarına rağmen her yıl ailesiyle birlikte Türkiye’ye geldiklerini söyleyen Çelikkılıç, vatan sevgisinin nesiller boyunca devam etmesi gerektiğini vurguladı.
“Fiyatlar gurbetçi gelince uçmasın”
Türkiye’ye gelen gurbetçilere yönelik artan fiyatlardan da yakınan Musa Çelikkılıç, “Gurbetçi geldi diye fiyatlar fırlıyor. Adeta balık sezonu gibi ‘gurbetçi sezonu’ başlıyor. Bunun helali haramı var. Esnafımız insan gibi davransın, güler yüzlü olsun” dedi.
Yaz aylarında yurda gelen gurbetçilerin sezonluk müşteri gibi görülmesini eleştiren Çelikkılıç, yerel halkla daha samimi ve adaletli bir iletişim kurulması gerektiğini ifade etti.
“Çocuklarımız kültürünü unutmasın diye her yaz Türkiye’ye getiriyoruz”
Çelikkılıç, Türkiye ziyaretlerinin sadece tatil değil, kültürel bağları koruma amacı taşıdığını da belirtti. “Akrabalarla bağımız kopmasın, çocuklarımız bu toprakları tanısın diye her yaz Türkiye’ye geliyoruz. Vatan sevgisi kolay kazanılmıyor, yaşatarak öğretiyoruz” ifadelerini kullandı.
Gurbetçi aileler için Türkiye’nin sadece bir tatil destinasyonu değil, kimlik ve aidiyetin yeniden üretildiği bir yer olduğunu söyleyen Musa Çelikkılıç, çocuklarının Türk kültüründen kopmadan büyümesinin en büyük öncelikleri olduğunu dile getirdi.